Anasayfa | Portal | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | Mesaj Panosu | Otel ve Pansiyonlar |
 
Forum Anasayfası Forum Anasayfası >HERTELDEN PAYLAŞTIKLARIMIZ >Güzel Sözler, Yazılar & Hazır SMS
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar
  SSS SSS  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş


Arzu ve Esaret - Farkımız nedir?

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
Mesaj
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
gezgin Açılır Kutu Gör
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 19.Haz.09
Konum: Taşucu
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 27
  Alıntı gezgin Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: Arzu ve Esaret - Farkımız nedir?
    Gönderim Zamanı: 01.Tem.09 Saat 8:35pm
Arzu ve Esaret ...
Asya'da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır...
cevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur..
Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı büyüklüktedir...
Yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz...
Bir Hindistan cevizi oyulur ve iple bir ağaca  veya yerdeki bir kazığa bağlı.
Maymun tatlının kokusunu alır,yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar,
Ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır...
Sıkıca yumruk yapmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz...
Avcılar geldiğinde maymun çılgına döner ama, kaçamaz da...
Aslında bu maymunun tutsak eden hiçbir şey yoktur onu sadece,
Onun kendi bağımlılığının gücü tutsak etmiştir...
Yapması gereken tek şey elini açıp yiyeceği bırakmaktır...
Ama zihninde açgözlülüğü o kadar güçlüdür ki
Bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür...
Bizi tuzağa düşüren ve orada kalmamıza neden olan şey,
Arzularımız ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur...
Tüm yapmamız gereken elimizi açıp benliğimizi ve bağımlı olduğumuz şeyleri,
Serbest bırakmak ve dolayısıyla özgür olmaktır..!
Ben, maymuna benzer yanımız olarak sahip olduğumuzu düşündüğümüz her şeyin
bizim için birer tuzak olduğunu fark etmiyor oluşumuz olduğunu düşünüyorum:
Çoğunlukla konuşmaktan fazla bir özelliğini kullanmadığımız son model cep
telefonlarına sahip olmak,
Ortalama 15 m2´sini kullandığımız ama kullandığımız alandan 20-30 kat büyük
evlere sahip olmak,
Belki bir kez giydikten sonra çok uzun sure dolabımızın bir kösesinde
unuttuğumuz günün modasına uygun giysilere sahip olmak,
Okumadığımız kitaplara sahip olmak,
Asla kadranın gösterdiği sürate ulaşamayacağımız en süratli arabaya sahip olmak,
Bize günde 3-5 kez zamanı, başkalarına sürekli zenginliğimizi gösteren kol saatlerine, pahalı takılara sahip olmak,
Vakit bulup gidilemeyen, gidilse bile dinlendirmekten çok uzak tabiri caizse yorgunluktan haşatımızı çıkaracak deniz kenarına yakin bir yazlık, bir dinlence evine sahip olmak,
Bize hiç bir faydası olmayan ama her fırsatta hava atabileceğimiz büyük yerde tanıdıklara sahip olmak,
Faizi, getirisi zarara uğramasın diye kıyıp harcanamasa bile bol sıfırlı bir banka defterine sahip olmak,
Dünyalarına ve güzelliklerine katılamadığımız, asla yeterli vakit ayıramadığımız basarîli ve diğerlerininkinden daha güzel çocuklara sahip olmak,
Vaktimize, nakdimize, aklımıza, çenemize zarar verse bile bir futbol takımı taraftarlığına sahip olmak,
Sağlığımıza, düzenimize, beynimize, inançlarımıza korkunç zararlar verse bile envai çeşit içkilerin bulunduğu gösterişli, dekoratif bir mini bara sahip olmak,
Oturmadığımız koltuk takımları,
İzlemediğimiz dev ekran televizyonlar,
Kullanmadığımız, faydalanmadığımız daha neler nelere sahip olmak...
Ya da sahip olduğumuzu sanmak.
Maymun gibi avucumuzda tuttuğunuz sürece (faydalanamasak bile) sahip
olduğumuzu sanmıyor muyuz? Ve ancak parmaklarımızı gevşetip bunlardan vaz
geçtiğimiz zaman gerçekten özgür olup tüm yeteneklerimizi kullanabilir hale
gelmeyecek miyiz?
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör


























Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.54 [Free Express Edition]
Copyright ©2001-2008 Web Wiz

Bu Sayfa 0.030 Saniyede Yüklendi.