Anasayfa | Portal | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | Mesaj Panosu | Otel ve Pansiyonlar |
 
Forum Anasayfası Forum Anasayfası >HERTELDEN PAYLAŞTIKLARIMIZ >Zeka soruları & Bilmeceler
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar
  SSS SSS  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş


Anadolu bilmeceleri

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
Mesaj
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
tasucu Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici
Simge
Tasucu.ORG

Kayıt Tarihi: 27.Ara.08
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 27
  Alıntı tasucu Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: Anadolu bilmeceleri
    Gönderim Zamanı: 08.Haz.09 Saat 5:06pm

Sandır safran gibi, okunur Kur'an gibi. (Altın)

Küçücük mezar, dünyayı gezer. (Ayakkabı)

San tavuk dalda yatır, dal kırıldı yerde yatır. (Ayva)

Altı tahta üstü tahta, içinde bir san yafta. (Badem)

Eğri büğrü anası var, yeşil kürklü babası var. Oğlu var saybette gezer, kızı var dünyadan güzel. (Bağ)

Ben giderim o gider, nokta nokta iz eder. (Baston)

Yedi delikli tokmak, bunu bilmeyen ahmak.(Baş)

Dağdan gelir takla makla, aman abla beni sakla. (Ceviz)

Taştandır, demirdendir; yediği hep hamurdandır. Dünya alemi doyurur, kendi doymaz nedendir? (Değirmen)

Altı mermer, üstü mermer; içinde gelin oynar. (Ağız)

Anneye değmez, babaya değer; halaya değmez, amcaya değer; vallaha değmez, billalıa değer. (Dudak)

Nar tanesi, nur tanesi; dört köşenin bir tanesi. (Gelin)

Mavi atlas, iğne batmaz, terzi biçmez, iğne geçmez. (Gök)

Bahçelerde üzerlik, başındaki al terlik, yeni mi evlenmiş bu yiğit, ne bundaki güzellik? (Gül)

Çıt demeden çalıya düşer? (Güneş)

Dilim dilim nar; dizime kadar kar, uçtu keklik kaldı dilber. (Buğday tanesi)

Yer altında kırmızı minare. (Havuç)

Attım rafa, bir kuru kafa. Yemesi tatlı, maymun suratlı. (Hindistan Cevizi)

Küçücük al yastık, içine un bastık. (İğde)

Sapı var keser görmedik, unu var değirmen görmedik, donu var terzi görmedik. (İğde)

Küçücük nişatır, dünyayı giydirir, kuşatır. (İğne)

Aheste aheste, bülbül kafeste. Yem yemez, su içmez, böyle nevreste. (İpek Böceği)

Aktır tarlası, karadır tohumu. El ile ekilir, dil ile biçilir. (Kağıt, mürekkep, yazı ve okumak)

Kan dilde var, mumda yok. (Kan)

Gelen Leyla, giden Leyla, ayak üstü duran Leyla. (Kapı)

Altı tahta, üstü tahta içinde bir karafatma. (Kaplumbağa)

Yer altında bulgur kaynar. (Karınca)

Bir küçücük kumbara, zahire çeker ambara (Kaşık)

Allah yapar yapısını, demir açar kapısını. (Kavun)

Dağdan gelir, taştan gelir; kıçı açık enişten gelir. (Keçi)

Ben ne idim, ne idim; samur kürklü bey idim. Felek beni şaşırdı, küllüklere düşürdü. (Kestane)

Beyaz ile başladım, yeşil ile işledim; al ile bitirdim; cümle aleme yetirdim. (Kiraz)

Bir kuyum var; hep içine, hep içine. (Kulak)

Ol hanım geldi, sol hanım geldi. Aylan bakışlı, keklik sekişli, dere karpuzu bir hanım geldi. (Kurbağa)

Elde yapılır, ete takılır. (Küpe)

Bir kızı var, biz gibi; kıçı çuvaldız gibi. Kırk kat esvap içinde, yine içi buz gibi. (Lahana)

Benim bir evim var. Sivridir ucu, taştır dışı, boştur içi. (Minare)

Etrafına sur çekilmiş, ortasında nuru var. Kendi kendin yer bitirir. Böyle pis bir huyu var. (Mum)

Biri bilmeyen bir kişi; ne biri bilir, ne beşi. Bir koyun kuzu kuzulamış; anası erkek kuzusu dişi. (Namaz, Havva, Adem)

Anne beni ağlatma, kanlı yaşım damlatma, yakut gibi diziliyim, kandil gibi asılıyım. (Nar)

Hanım cama dayandı; cam kırıldı al kanlara boy andır. (Nar)

Abdest alır, namaz kılmaz (Ölü)

Hevaidir, hevai yüksek yapar yuvayı, kuyumcular dökemez, ipekçiler yapamaz. (Örümcek)

Kısacık boylu, mor kadife donlu. (Patlıcan)

Çın çın hamam, kubbesi tamam, bir gelin aldım, babası yaman. (Saat)

Bilmece bildirmece, el üstünde kaydırmaca. (Sabun)

Odaya götürsem ağlamaz, sofraya götürsem ağlamaz, ocağa götürsem ağlar. (Tere Yağı)

Kardan beyaz, şekerden tatlı. Kadınlar bilir tadını, erkekler bilir adını. (Sakız)

Bir ağacı oymuşlar, içine nağme koymuşlar. Yanılmış yalan söylemiş, kulağını burmuşlar. (Saz)

Yapan satar, alan kullanmaz, kullanan görmez. (Mezartaşı)

Sular harhara gider. Ölü mezara gider. Anası toprak içinde oğlu pazara gider. (Sebze)

Dağdan gelir, taştan gelir, bir yularsız aslan gelir. (Sel)

Kat kat amma katmer değil, kırmızı amma elma değil. (Soğan)

Bir oğlum var; gelen öper, giden öper. ( Su Bardağı)

Çat burada, çat kapı arkasında. (Süpürge)

Çarşıdan alınmaz, bohçaya konulmaz, ondan tatlı birşey olmaz. (Uyku)

Billurdan bir havuz, içinde bir kılavuz, ağzında sarı yavuz. (Gaz Lambası)

Dağdan gelir hız ile, yedibin yıldız ile ne taştır, ne tüfek, neler yapar pezevenk. (Yıldırım)

Ana bir kız doğurur, ne ayağı var, ne başı; kız bir ana doğurur, hem ayağı var hem başı. (Yumurta)

Bir küçücük sil taşı, içinde bekler aşı. Pişirirsin aş olur, pişirmezsen kuş olur. (Yumurta)

Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör


























Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.54 [Free Express Edition]
Copyright ©2001-2008 Web Wiz

Bu Sayfa 0.000 Saniyede Yüklendi.